Showing posts with label Mark Fast. Show all posts
Showing posts with label Mark Fast. Show all posts

Wednesday, 29 September 2010

Atlantis'ten bir kız gelse...

Birçok hikayeye ilham veren kayıp kıta Atlantis bu sefer bir moda çekimine ilham olmuş... Sular altında kalan kıtadan gelen kız, deniz canlısı formunu almış saçları ve düşler dünyasının en özgün fikir makinelerinin tasarımlarıyla zihnimizi açıyor ve bizi bambaşka bir dünyada yolculuğa çıkarıyor...

Düş gücünden bahsettiğimizde, tartışmasız Alexander Mcqueen akla gelen ilk isim oluyor. Ayrıca son zamanlarda dilimden düşürmediğim Mark Fast... İşte fotolar...










Model: Alla Kostromicheva
Fotoğrafçı: Sølve Sundsbø
Stilist: George Cortina
Vogue Nippon May 2010.

Tuesday, 21 September 2010

Gözlere bayram ettiren örgüler...

İlham konusu maalesef biraz karmaşık bir konu… Örneğin, kopyalayan kişi kopyaladığı şeyden ilham olmuş olmaz, patates baskısı gibi gayet kopyalamış olur. Hani minik bir detay görüp beğenip bunun üzerine “beyninizde çakan ışık”la yeni şeyler üretmeniz daha ilham konseptinde yer alırken, anneannelerin birbirinden model alıp yaptıkları şeyler gayet kopyadır.

Anneannelerin yaptıklarını anlıyoruz, kadıncağız torunlarına bir şeyler örecektir, modelini alır örer. Ancak en anlamadığım nokta, bir tasarımcının kopyalama yöntemiyle çalışmasıdır, çünkü bunun kendini sokmuş bir akrebin, kendini bile öldüremeyen güçsüzlükteki zehriyle sonsuza kadar dönüp durmasından farkı yoktur.

Ayrıca Mango, Zara hatta H&M gibi podyum trendlerini raflara taşıyıp tasarımları halka ucuza ulaştıran bir stratejiden yola çıkan marka, müşterinin iyi niyetli anneannesi gibi görülürken, bir tasarımcı “kopyacı” damgasını yer. E tasarımcı dediğin zaten trendlere yön vermesi beklenen kişidir. Bir tasarımcı farklı bir şey tasarlasın da biz de üretelim diye bekleşen kalabalık bir güruh olduğu da zaten aşikar. Fakat ne gariptir ki –aslında hak da veriyorum bir taraftan- maalesef tasarımcılar kopyalamaktan ve kopyacı damgası yemekten çok kopyalanmaktan korkuyorlar. “Biz tasarlayalım başkası üretsin, işin kaymağını kopyalayan yesin, oh ne ala!” demekle haklılar ancak, tasarımlarını kimin görse tanıdığı stiliyle marka olmuş tasarımcılarda bu korkunun çok fazla olmadığını da görüyorum. En azından çalışmalarına çok yansımıyor. Mesela Mark Fast, ne yapsa belli ki Mark Fast’tir. Bu durumunda kendini tekrarlama riski var, o ayrı bir konu. Ama yiğidin malı meydanda işte.

Neyse, ben hepsi birbirinden ağız sulandıran aşağıdaki örgü tasarımlarını görünce gözlerim resmen bayram etti. E nasıl etmesin, öyle şeyler tasarlamışlar ki, kopyalanamaz ancak ilham alınır! Bir teyzeye gidip şundan birin örmesini istesen teyze bunu örmez, çünkü bilir ki olduğu gibi örerse, giyecek bir torun bulamaz. Belki biraz ileri gidip sanat için sanat konusunu bile kurcalatabilir bu konu. Neyse, işte beni mest eden örgüler… Gözlerim bayram etti, haksız mıyım?

Yukarıdakilerin tümü: Sandra Backlund
Mark Fast (siyah elbise) ve Johan Ku
Bu muhteşem örgülerin tasarımcıları: Johan Ku, Mark Fast, Aran Baik ve Sandra Backlund.
 
Hepsine saygılar ve kucak dolusu sevgiler...

Sunday, 19 September 2010

Kış için trendlerden trend beğen: Örgü deliliği….

Yeni sezonun bana göre en bomba akımlarından biri örgü trendi… En sevdiğim soğuk hava aktivitelerinden biri olan örgü örmeyi yine aksiyon planlarıma hazır eklemiş ve örgü çantamı birbirinden yumuşak yünlerle doldurmuşken, bu konuyu burada da paylaşmak istedim.

Boş zaman aktivitesi…

Öncelikle örgü delisi birisi olarak ilk tavsiyem bu sene kendinize illaki bir DIY örgü projesi bulmanız. Bir atkı bir bere olur, her ne olursa olsun kesinlikle stres alıcı bir eylem. Ben geçen sene bir hırka örmüştüm, onu da burada görebilirsiniz. Hem örerken olaya kanalize de olmanız da gerekmiyor, müzik dinleyebilir hatta film bile izleyebilirsiniz.

Podyumlardan...

Tasarımcıların 2010 kışı için tasarladığı örgü hırka ve elbiseleri podyumlarda bolca gördük… Şimdi sıra onları giymeye geldi. Çoğunlukla uzun hırka ve elbise şeklinde karşımıza çıkan örgüleri hatırlayalım…

Martin Margiela, Mark Fast, Dior
Martin Margiela avangard tarafından yaklaşmış olaya her zamanki gibi... Kesinlikle ilham verici. Nasıl ve nerede giyerim sorusunu değil, başka ne örebilirim sorusunu sordurtuyor.
Mark Fast, triko konusunda uzun zamandır takibinde olduğum bir tasarımcı. İlmeklerle oynamayı çok seviyor. Yukarıdaki elbise aslında onun kendine özgü stilini çok yansıtmıyor. Ama aşağıdaki elbiseyi nerede görsem Mark Fast'i tanırım.
Dior'un babyblue kurdeleyle süslediği dizboyu hırkası da sezonun trendini stil opsiyonu olabilirliği açısından anlatsa da ilham açısından kesat.

İllaki ilham alacaksak, kesinlikle aşağıdaki kolaj daha faydalı. Hem örmek için uygun, çünkü kalın iple örüldüğü için çabucak biter. Ayrıca "chunky knit" trendinin de görsel sözlükteki karşılığı olmaya aday bu örgüler, soğuk kış günlerinde sokağa yorgana sarılıp çıkma isteğine hizmet edecek.

Hüseyin Çağlayan

Çağlayan, bu kış sezonunda el örgüsü dokular yaratmış. Dokularını da aksesuar olarak tozluk ve atkılarda kullanmış. Benim favorim atkı.

Issey Miyake, Chanel, Issey Miyake
Chanel, her zamanki gibi silüeti olduğu gibi bırakmış. İnsanda tavşan sevme hissi uyandıracak kazak ve elbiseler yapmış. Soldaki fotoğraflar Uzak Doğu'dan. Çin'de düzenlenmiş bir örgü yarışmasının finalistleri... Bana podyumlardan çok daha enteresan geldi...

Bir sonraki yazımda daha da ilginç örgüler paylaşacağım... Şu kadarını söyleyeyim, benim gözlerim bayram etti...
Related Posts with Thumbnails

Popular Posts