Showing posts with label Sporium. Show all posts
Showing posts with label Sporium. Show all posts

Wednesday, 21 April 2010

Bir, ki, üç ve son!

Hafta sonu Puma'yla yaptığımız spor aktivitesini maviş maviş sonlandırdık... Tatil sezonunun iyice yaklaştığı şu günlerde eminim ki birçok kişi spor salonlarının yollarını aşındırmaya başlamıştır... Ben insanların sporla ya da sevdiği şeylerle uğraşarak, eğlenerek vakit geçirmelerini görmeyi seviyorum. Kesinlikle pozitif enerji yayıyorlar bu şekilde...

En tahammül edemediğim şeylerden biri mayışık mayışık oturulması... Hem sıkıcı, hem saçma, hem anlamsız geliyor... Dolayısıyla beni ve çevremdekileri oturduğu yerden kaldırıp, harekete geçiren her şeye sonsuz minnetarım... Bu bağlamda ilk bulduğum pilates topunu sevgiyle kucaklamak üzere huzurlarınızdan ayrılıyorum, esen kalın...

Tuesday, 20 April 2010

Oyuna devam! En sevdiğim spor...

Sizin en sevdiğiniz spor hangisi? Salonda mı, yoksa açık havada mı spor yapmayı seversiniz?

Hangi psikolojiye dayanarak bu oldu bilmiyorum ama ben en çok ağırlık kaldırmayı severim. Sanırım belim bükülmeden kendime güçlü olduğumu kanıtlamaya çalışıyorum. Kendimi Atlas gibi hissediyorum belki... Komik biraz ama öyle...

Bir de bisikletle gezmeyi severim. Ama düz veya yokuş aşağı olmalı gittiğim yol. Yoksa bisikleti kucaklayıp olayı tekrar ağırlık kaldırma durumuna getiriyorum ki, bu kesinlikle komik duruyor. Spor salonundaki bisiklet olayı da fena değil... Ama ayda yürüyor gibi hissetmek daha eğlenceli geliyor bana.

Akadlar Club Sporium'daki egzersizlere gelince aynen şöyle devam etti... Limon sarısı üste kesinlikle ba-yıl-dım!
Aşağıdaki hareket kolların sarkmasını önlüyor diye biliyorum.
Bileklik fonksiyonelden çok estetik, değil mi?
Bitti mi? Hayır...

Oyun başlasın!

Eveet, ısınma hareketlerinin ardından sanırım harekete hazırız...

Spor yapmanın en sevdiğim tarafı enerjik bir aksiyon olması. Özellikle masa başı bir işte çalışıyorsanız biriken enerjiniz sinir, stres, gerginlik ve yağa dönüşmeden atmanın bir yolunu bulmak gerekiyor. Ve bu enrjileri atarken kesinlikle keyif almak şart! Mesai harcar gibi spor yapmaya çalışınca alışkanlığa dönüşmesi mümkün müdür acaba?

Biz de bu halet-i ruhiyeden yola çıkarak spor yaparken eğlendik, eğlendik, eğlendik... Sanmayın ki fotoğraf çekerken spor yapıamıyor... Arkadaşımın karşısında elimde fotoğraf makinesiyle görmüş olduğunuz hareketleri aynen tekrarladım.

İşte hareketler

  • Zıpla zıpla zıpla

  • Pilates topunu kucaklıyoruz :)

  • Kaslar hem dengede, hem de gergin

  • Bir, ki, üç ve dört...

  • Son hareketler ve rahatlama...

Nerede bu kadar eğlendik? Akadlar Club Sporium
Ne giydik? Puma Fitness Koleksiyonu
Devamı geliyor :)

Sunday, 18 April 2010

Puma'yla ısınma hareketleri...

Tamam göbekler birazcık yağlanmış olabilir... Kış sonrası klasik bir durum. İş yerinde yok kahve molası, çay molası, bu seferki biraz sütlü, bir sonraki karamelli... Evde zaten çay yanına kek, kısır vesaire... Yemek blogları sayısında inanılmaz bir artış... İştah kabartan feedler... Ama bu böyle nereye kadar gider? İki gün sonra yaz geldiğinde şimdi güzel güzel yediğimiz o masum kekçikler birer canavar olup göbeklerden kalçalardan pörtlediğinde de aynı sempatiyi gösterebilecek miyiz acaba? Yok şekerim ben hayatta gösteremem!
Aynı tahammülsüzlüğe sahip olduğunu düşündüğüm arkadaşlarım olduğunu gayet iyi biliyordum. Anca beraber kanca beraber dedik, çantaları doldurup Akadlar Club Sporium'un yolunu tuttuk.
Biraz hamlamışız tamam, bu seferlik ısınma hareketlerini göreceksiniz. Fitness atraksiyonumuz bir sonraki yazıda gelecek...
İşte bölüm 1: 'Kehinde*'lerle ısınma hareketleri

 
Ve işte başlıyoruuz... Matlar, pilates topları ve bisikletler... Are you ready for "the games we play"?
*Kehinde: Puma'nın yeni lifestyle koleksiyonlarından biri...
Related Posts with Thumbnails

Popular Posts