Showing posts with label Trends. Show all posts
Showing posts with label Trends. Show all posts

Wednesday, 22 September 2010

Trendlerden trend beğen: Olabildiğin kadar feminen ol!

Bu kış feminenliğimizi deli gibi abartabiliriz. Erkeklerin elinin gitmediği ne varsa hepsinden bol bol giyebilir, uçuş uçuş eteklerimiz ve dantel hırkalarımızla kelebekler gibi salınabiliriz. Bu tip bir giyim tarzı benim çok fazla kişisel tercihim olamıyor malesef. Çünkü sabahın körü denecek bir vakitte işe gitmek zorundayım ve servisi kaçırdığım zaman dağlar-kızı-reyhan modunda dere tepe dümdüz bir yoldan eve gelmeye çalışıp, deli trafik olan günlerde -ki bu haftada en az iki güne tekabül ediyor- metrobüse duvarüstünden atlayarak ulaşıyorum. Ama feminen kıyafetleri giyemesem de bakmaya bayılıyorum. Farklı bir yaşam tarzına geçiş yapabildiğim anda zaten ilk işim dolabımdaki karadelikten ipek elbiselerimi çıkartmak olacak.

Elbiselerimi özlemekten midir, yoksa stilin çekiciliğinden midir bilemedim ama Ekim'de yayınlanacak olan Vogue Avustralya editöryalini o kadar beğendim ki, kesinlikle "moda sanattır"da bu fotoğraflar olmalı diye düşündüm... Feminenliğin olmazsa olmazlarından danteli konu alan bol çiçekli çekim aynen şöyle. Bakalım başka kimler beğenecek bu latilokum çekimi...










Vogue Australia
"Lace Value"
Ekim 2010
Fotoğrafçı: Nicole Bentley
Modeller: Codie Young, Rosemary Smith

Sunday, 19 September 2010

Kış için trendlerden trend beğen: Örgü deliliği….

Yeni sezonun bana göre en bomba akımlarından biri örgü trendi… En sevdiğim soğuk hava aktivitelerinden biri olan örgü örmeyi yine aksiyon planlarıma hazır eklemiş ve örgü çantamı birbirinden yumuşak yünlerle doldurmuşken, bu konuyu burada da paylaşmak istedim.

Boş zaman aktivitesi…

Öncelikle örgü delisi birisi olarak ilk tavsiyem bu sene kendinize illaki bir DIY örgü projesi bulmanız. Bir atkı bir bere olur, her ne olursa olsun kesinlikle stres alıcı bir eylem. Ben geçen sene bir hırka örmüştüm, onu da burada görebilirsiniz. Hem örerken olaya kanalize de olmanız da gerekmiyor, müzik dinleyebilir hatta film bile izleyebilirsiniz.

Podyumlardan...

Tasarımcıların 2010 kışı için tasarladığı örgü hırka ve elbiseleri podyumlarda bolca gördük… Şimdi sıra onları giymeye geldi. Çoğunlukla uzun hırka ve elbise şeklinde karşımıza çıkan örgüleri hatırlayalım…

Martin Margiela, Mark Fast, Dior
Martin Margiela avangard tarafından yaklaşmış olaya her zamanki gibi... Kesinlikle ilham verici. Nasıl ve nerede giyerim sorusunu değil, başka ne örebilirim sorusunu sordurtuyor.
Mark Fast, triko konusunda uzun zamandır takibinde olduğum bir tasarımcı. İlmeklerle oynamayı çok seviyor. Yukarıdaki elbise aslında onun kendine özgü stilini çok yansıtmıyor. Ama aşağıdaki elbiseyi nerede görsem Mark Fast'i tanırım.
Dior'un babyblue kurdeleyle süslediği dizboyu hırkası da sezonun trendini stil opsiyonu olabilirliği açısından anlatsa da ilham açısından kesat.

İllaki ilham alacaksak, kesinlikle aşağıdaki kolaj daha faydalı. Hem örmek için uygun, çünkü kalın iple örüldüğü için çabucak biter. Ayrıca "chunky knit" trendinin de görsel sözlükteki karşılığı olmaya aday bu örgüler, soğuk kış günlerinde sokağa yorgana sarılıp çıkma isteğine hizmet edecek.

Hüseyin Çağlayan

Çağlayan, bu kış sezonunda el örgüsü dokular yaratmış. Dokularını da aksesuar olarak tozluk ve atkılarda kullanmış. Benim favorim atkı.

Issey Miyake, Chanel, Issey Miyake
Chanel, her zamanki gibi silüeti olduğu gibi bırakmış. İnsanda tavşan sevme hissi uyandıracak kazak ve elbiseler yapmış. Soldaki fotoğraflar Uzak Doğu'dan. Çin'de düzenlenmiş bir örgü yarışmasının finalistleri... Bana podyumlardan çok daha enteresan geldi...

Bir sonraki yazımda daha da ilginç örgüler paylaşacağım... Şu kadarını söyleyeyim, benim gözlerim bayram etti...

Tuesday, 29 December 2009

Favori trendim: Escapism

Postuma çığlık atarak başlamak istiyorum sevgili arkadaşlar... Evet bildiğiniz çığlık!

Modern çağ insanlığının tutsaklıklarının farkında olmadan yaşadıkları sığ hayatlardan birine sahip olmaktan sıkıldım diyelim... Sevmediğiniz birşeyin peşinden kilometrelerce her gün sürüklenmekten kaynaklı psikoz diyelim... Yeni yıl öncesinde, yeni yıla taşınan umutların fazla Heidivari oluşunun farkına varılmasından kaynaklanan rahatsızlık da olabilir... Bunların sonucunda oluşan agresyon olabilir, agresyonun içinde fazla tutulmasından kaynaklanan depresyon da olabilir...

Dolayısıyla, her ne kadar burası bir moda blogu olsa da dışavurumcu yazımı dışavurumcu bir tabloyla sizlerle paylaşmak istedim... Aşağıdaki tablo Edvard Munch'un suratını bir mumyadan esinlenerek yaptığı bir tablo... İnsanlığın mumyası demek istiyorum kendisine... İnsanın umutları tükendiğinde, içinde taşıdığı çocuğun donuklaşıp unutulduğunu anlatsın istiyorum tablo bugün...


Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan...
Yılın bu zamanlarında, -özellikle de yeni bir 10 yıla başlayacağımızda- hep geçmiş onlu yılların muhasebesi yapılarak geçer... Inler, outlar, yeniler, eskiler ve trendler!

Şu anda yükselişte olan ve benim için hep yükselişte olacak olan trend başlıkta da belirttiğim gibi Escapism... Yani kaçışçılık... Aslında bu trend çeşitli krizler sonrasında insanların toplu halde kaçma isteklerinden kaynaklanıyor olmalı... Gerçek hayatta tuttuğunuz dallar elinizde kaldıysa bir süreliğine "kaçmak" çözüm gibi görünebilir...

Henüz izlemesem de Avatar filminin bu kadar ilgi görmesini de bir miktar bu psikolojiye bağlıyorum. Alice'in harikalar diyarının sinema salonlarında sınırlı kalmayacağı zaten aşikar. Tavşan kafalı kolyelerden şu anda bile milyon tane görmüşümdür... (Bunları başka bir posta saklıyorum.)

Fantastik dünyanın kollarına kendimizi rahatça bırakırken, kurgusal renkli dünyalara alışıp, bunları çoğaltarak mı bu trendler çıkıyor? Yoksa hakikaten gri tonlardaki gerçek olaylardan kaçmamız için mi birileri bize fantastik dünyalar yaratıyor?

XOXO Postit Girl
Related Posts with Thumbnails

Popular Posts