Thursday, 9 December 2010

Ekoseli bir peri masalı: Tartan Tale... by MAC

MAC'in yeni yıl için, bir peri masalından ilhamla hazırladığı "Tartan Tale" koleksiyonu, aynı konseptli partisiyle makyajseverlerle buluştu... Hem MAC mağazasının, hem de ekoseli peri masalının ambiansını taşıyan Garajistanbul'da, ilham alınan hikayeyi anlatan teatral performans da gayet enteresandı.

Bana eşlik ettikleri için Duygu ve Sena'ya öpücükler :)


 Ambians ve teatral performansı merak edenlere...









Kimler kimler vardı?
Moda ekseni etrafında gerçekleşen her partide karşılaştığım blogger arkadaşlarım tabi ki bu partide de en enerjik ve hareketli gruptu :) Özellikle teatral performans sonrasında fotoğraflarını çekerken çok eğlendiğimi söylemeden geçemeyeceğim...

Sıla ve Gülşah...
Parti başlarken geldiler ve çekmeyen telefonlara inat twitlere daldılar...
Koray...
Her ne kadar gülümserken tuhaf çıktığını düşünse de pozlarının tümü profil fotosu kıvamında...

Bahar Korçan da partideydi...

Cinderella ve Koray...Parti konseptine uygun gelen Cinderella ve fotojenik arkadaşımız :)

Styleboom
SATC'nin Carrie'si varsa, bizim de Styleboomumuz var. O kadar...


Can...
Fotojenik, eğlenceli, havalı... Bu çocuğun acayip bir enerjisi var


Sena...
chicatoffice'i takip edenler bilir... Stil diyorum daha da birşey demiyorum :)
Deniz...
Mankenlik mi oyunculuk mu onu bekliyor? Kütüphanecilik değil, onu biliyorum :)

Tolga Günay
Kamera önünde de yeri olan güzide fotoğrafçı...

Miray...
Diyet günlüğünde bugün ne tavsiye etmiş acaba?

Ve toplu bir hatıra fotoğrafı...
Hepsini buraya ekleyemedim fotoğrafların, devamını merak edenler şöyle buyursun: Moda Sanattır Facebook'ta...


Monday, 6 December 2010

Trendlerden trend beğen: Bir Clark gördüm sanki...

Clark Kent… Ne zaman Süpermen’e dönüşeceğini bilmediğimiz adam… Ofisteyken kafamı kaldırıp bir Clark arıyorum, yok! Buralarda sanırım hiç kimse birden bire herhangi bir süper kahramana dönüşmeyecek… Ama herhangi bir akşam gezmesi ya da yaratıcı ekip partisinde ansızın Clarklar beliriveriyor…

Ama bu Clarklar öyle taranmış, yapışık saçlı Clarklar değil, genelde asimetrik kesimli ve çoğu zaman dozunda uzun saçlarıyla kesinlikle çok havalı!

Gerçek Clark Kent her ne kadar süper kahramanlıkla tamamen zıt olan en normal ve en alelade insan modelini anlatıyor olsa da o zamanlar, zamane Clarkları gayet göze batıyorlar. O kadar ki, vintage akımına kapılan reklamlarda başrolde yine onları görüyoruz. Neredeyse tüm gözlük markaları bu modeli baş tacı etmiş durumda.



Bir zamanlar gözü -4’ten daha bozuk miyopluların yüzlerine sağlamlığı sayesinde yerleşiveren bu gözlükler, artık numarasız –hatta camsızını takanı bile gördüm- bir fetiş malzemesi olup çıkıverdi… Taşıyanda iddialı bir hava yaratması ve ister istemez göze batması nedeniyle herkesin %100 tercih ettiği söylenemese de, iddiayı sevenleri son dönemde ihya ettiği kesin…

Kim demiş kadınlar Clark olamaz diye…
Elbette iddianın kadını erkeği olmaz… Halk arasında “nerd glasses” yani “çalışkan öğrenci gözlüğü” olarak tabir edilen gözlük modelini kadınlarda da görmek mümkün… Üstelik sert bir hava kattığı için içinizdeki masküleni de güçlendirip tatlı sert bir aura da yaratıyor…



Zaten mümkünse kadınlar sadece objelerle maskülenlik kazansın… Ruhuna testosteron kaçmış dayıcıklarla uğraşmaktan fazlasıyla sıkıldığım şu günlerde, bırakalım hemcinslerime duyduğum sempati aynı kalsın…

Bu arada, bu gözlüğü en iyi ben taşırım diyenler varsa gözlüklü fotoğraflarını modasanattir@gmail.com'a gönderebilirler... Biz de yeni yılın en stylish gözlüklülerinden ilham alırız :) Hatta fotoğrafını gönderen en iddialı kişinin fotoğraflarını çekip -bizzat ben çekeceğim- chicatoffice'de kendisini konuk ederiiz :)

Wednesday, 24 November 2010

Did it myself... Bir haftada biter mi dediler, bitti!

Örgü delisi olduğumu bilen çoktur... Çocukluğumda annem sayesinde yeşeren ve sonrasında arsız otlar gibi ruhumun orta yerinde fütursuzca büyüyen bu aşk kimi zaman yumaklarla birleşince ortaya desen desen, renk renk hayal mahsülleri çıkıyor...

Son mahsulüm huzurlarınızda...
2010 yılı bereketli geldi, iki hırka normalde bir yılda çıkmazdı ama oldu... İlkini de burada görebilirsiniz.

Monday, 22 November 2010

Buzullar eridi, karlar kraliçesi plastik tepelerde yerini aldı!

Karlar kraliçesi masalını bilir misiniz? Buzların arasında bembeyaz bir dünyada yaşayan donuk bir kraliçedir masalın kahramanı... Ben masalın eskiden TRT'de pazar konserinden sonra yayınladıkları versiyonunda tanımıştım karlar kraliçesini ve çok beğenmiştim. Sempatik değildi, kabul. Ama çok güzeldi. Güzelliğin yanındaki donukluk sanki o güzelliği daha ulaşılmaz, daha ilham verici ve daha hayalî kılıyor. Sheer dergisinin ilk sayısındaki bol plastikli buzul editöryal de bana bu uzak ama çekici prensesi hatırlattı...





Fotoğrafçı: Damon Baker
Model: Clara Paget
Stilist: Kay Korsh
Sheer Magazine

Friday, 12 November 2010

"I want Lanvin... Not Flowers" dedirten koleksiyon huzurlarınızda...

H&M ve Lanvin işbirliğini duymayan, tanıtım filmini izlemeyen kalmadı sanırım. Dün yine H&M'in sıcak ev sahipliği eşliğinde koleksiyonu yakından inceleme fırsatı bulduk. Koleksiyona capcanlı ve pırıl pırıl renkler hakim, çiçekler, volanlar, tiril tiril kumaşlar göz kamaştırıcı. 23 Kasım'da yakından da görebilirsiniz mağazada ama şimdilik sizin için çektiğim fotoğraflarla idare edin :)














Lanvin koleksiyonunu görmek kadar, blogger arkadaşlarımı görmek de beni mutlu ediyor. Bakın kimler kimler vardı koleksiyonu görmeye gelen...
Iconjane Ferhan'a kırmızıyı çok yakıştırdığımı yazmıştım, e şimdi sarı için de aynı şeyi söyleyeceğim... Bu arada iconjane.com'da yazın patlayacak sarı trendiyle ilgili yazıyı da okumadan geçmeyin bence...
Itır Arayıcı Twittaşlardandır kendisi... Takibindeyim :)
 Moda Cadısı Iconjane'i fotoğraflarken yakaladım, yüzünü burada da göremeyeceksiniz tabi.. 
  Styleistico Lanvinleri deneyemediği için en çok üzülen kimdi sizce :)
 Moda Tutkusu Yasemin'i de bulmuşken çekmeden geçmedim, makinemde kalan son şarj kırıntısıyla hem de...

Alışveriş Cini Deri elbisesine ba-yıl-dım. Ne giydim bölümünde Alışverişcini'nin çektiğim diğer fotoğraflarını da görebileceksiniz yakında :)


Aslında başka blogger arkadaşlarla da karşılaştık ama fotoğraflamaya fırsat bulamadım. Hepsinin takibinde olduğunuzdan eminim.

Fotoğrafların devamını her zamanki gibi Moda Sanattır Facebook Sayfasında görebileceksiniz.

Wednesday, 10 November 2010

Sandra yine kalbimi çaldı... Ruhumu beslemem için bana ipliklerden mama yaptı!

Hayatta benim için bazı insanlar vardır, ne dese, ne yapsa, ne yazsa, ne çizse, ne tasarlasa ilgimi çeker... Mesela Pınar Kür ve Murathan Mungan ne yazsa okurum, hayatımda tanıdığım en karizmatik insanlardan Aslı Deniz Helvacıoğlu ne anlatsa dinlerim, İlhami Atalay ve Elif Nurşad ne çizse, ne renkle hikayeler anlatsa tablolarında alırım göz banyomu, Alejandro González Iñárritu ne film çekse izlerim... Bu listem aslına bakılırsa biraz kalabalık çünkü ruhumu çok çeşitli ve çok zengin kaynaklardan beslemek benim için bir alışkanlık. Annemin sürekli canı sıkılan kızı olmamın özünde de aslında bu beslenme alışkanlığı yatıyor. Ruhumu beslemezsem bedenim de aç kalıyor sanki... Son zamanlarda -takip edenler bilir- yeni bir besin kaynağı da buldum! Sandra Backlund... Kendimi örgüler arasında kaybetme isteğimi tetikleyen ve bana ilham veren örgü tasarımcısı. 2011 koleksiyonunu görücüye çıkarmış. Ben bu parçalara bayıldım...





Related Posts with Thumbnails

Popular Posts